En son Yenilikler:Bilgisayar oyunları bölümündeki bazı oyunlar yogun ilgi nedeniye artık kendilerine ait açtıgımız bölümlere taşınmıştır.Yeni açılan başlıklar... Assassins Creed ve Counter strike...
Bilgilendirme: Sitemizinde Admin olarak görev yapan deepanti arkadaşımız uzun süreli görevi hilalden dolayı görevinden alınmıştır.Modaratör olarak görev yapan ADMIN arkadaşımız süpermod olarak görevlendirilmiştir.

    "MHP'nin kapısı görüşmelere kapalıdır"

    Paylaş

    ADMIN



    Cinsiyet : Erkek
    Mesaj Sayısı : 385
    Yaş : 25
    Kayıt tarihi : 13/11/08

    "MHP'nin kapısı görüşmelere kapalıdır"

    Mesaj  ADMIN Bir Salı Ağus. 11, 2009 5:14 pm



    Bahçeli hükümetin 'açılım'ını ağır sözlerle eleştirdi


    MHP lideri Devlet Bahçeli Kürt açılımı konusunda basın toplantısı düzenledi. Bahçeli partisinin bu konuda görüşmelere kesinlikle kapalı olduğunu söyledi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, 'yakından tanık olunduğu gibi büyük Türk milletinin kahramanlıkla, akılla ve inançla kurarak, ruh ve anlam verdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin, ebedi vatanında milli varlığını koruyabilmesinin, bugün ciddi bir beka sorunu haline geldiğini'' savundu.

    ''Türkiye'nin, etnik, mezhepsel ve kültürel farklılıklar temelinde bir çekişme ortamına sürüklenmesinin, ayrışmalar ve kutuplaşmalar yaşanmasının ve bunun sonucu sorunlu bir devlet ve toplum haline gelmesinin çok büyük risk olduğunu'' söyledi.

    ''Bizlere anlam kazandıran, milli varlığımızın temeli olan 'Türk milleti' kavramını ve bu yüksek değeri oluşturan kültürel unsurları tahrip ve tahrif etmekte ısrar eden hükümetin son icraatlarıyla yıkım çalışmalarında yeni bir safhaya geçtiği görülmektedir'' diyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

    ''AKP zihniyetinin gündeminde hiçbir zaman bulunmayan terörle mücadele, yerini önce terörle mütarekeye, sonra terörle müzakereye, şimdi ise teröre teslimiyete bırakmıştır. Zalim ile mazlumun, katil ile maktulün, şehit ile caninin aynı kefeye konulduğu ve adına 'açılım' denilen tam bir çürüme hali, bu safhanın en belirgin yönüdür. Bu ahlaki, fikri ve siyasi kokuşmuşluğun neticesinde kavramlar karıştırılmış, zihinler bulandırılmış, ak ile kara birbirine bulaşmıştır. AKP gündemindeki bu yeni dönemde, 30 bin insanın hayatına kasteden İmralı canisi, 'insanlık, barış ve kardeşlik abidesi', PKK terör örgütü 'barışı dağda arayanlar', bunlara alkış tutanlar 'barışsever ve demokrat aydın', bozguncular ise aniden 'akil adam'a dönüşmüşlerdir.

    Haktan ve hakikatten, akıl ve izandan, vicdan ve ahlaktan tamamen uzaklaşan bu çarpıtmayla terörle mücadeleyi yılmadan sürdüren güvenlik güçleri 'şiddet yanlıları', yıllardır acı çeken kahraman ve muhterem yöre halkı 'iş birlikçi', bin yıllık kardeşliğin güvencesi ve savunucusu olan Milliyetçi Hareket ise 'kanla beslenen siyasi parti' olarak alçakça suçlanmaya başlanmıştır.

    Özellikle son zamanlarda terör örgütünü ortadan kaldırarak bu belayı sona erdirmek yerine, silahsız bölücülüğe toplumu razı edecek, hain istekleri masum hale getirecek ve bunları demokrasi adıyla maskeleyecek sinsi bir siyasetin izlendiği anlaşılmaktadır. Yıllardır 10 binlerce masumun canına, malına ve huzuruna kasteden bölücü talepler olan federasyon, ayrı bayrak, ayrı eğitim dili, ortak kurucu halk, çokluklar devleti ve hatta ayrılma gibi ihanet kavramlarının açıkça dillendirilmesi, karşımızdaki tehlikenin boyutlarını anlama açısından yeterlidir.

    Başta, kimliksiz ve kişiliksiz siyasetin temsilcisi olan AKP zihniyeti olmak üzere, yıllardır Türk milletinin kaderi üzerinde kumar oynayanların maksadının Türkiye'yi ve aziz millet varlığını ayrışma, ayrıştırma ve çatışma ortamına yönlendirmek olduğu bütün gerçeğiyle ortadadır. 'Çözüm, çare, fırsat' adı verilen cazip kelimelerle kamuoyu etki altında tutulmak istenmekte, bu tuzağa düşmek istemeyenler ise savaş taraftarları olarak baskı altına alınmaya çalışılmaktadır.

    Aksini savunan varmış gibi izlenim uyandırarak, 'barışın sağlanması, silahların susması, anaların ağlamaması, ölümlerin son bulması, gözyaşının dinmesi' gibi PKK literatürü eşliğinde bölücülüğün bütün taleplerinin dayatılmaya çalışıldığı süreç hız kazanmıştır.

    Hükümet tarafından sürece dahil edilen iş birlikçi elitler ve sözde aydınların el birliğiyle toplumda tam teslimiyet ve tepkisizlik ortamı inşa edilmek istenmektedir. Bu faaliyetlerle yaşanması toplum için tam bir felaket olacak stratejik travmaya alıştırma provaları olanca hızıyla ve başta TRT olmak üzere her propaganda kanalı ve zemini kullanılarak hayasızca sürdürülmektedir.''


    _________________

    DOSTUMU EZELE KADAR DÜŞMANIMI ÖLENE KADAR BIRAKMAM | EFSANE HAREKETFORUM.COM | ADMIN

      Forum Saati Paz Ara. 04, 2016 9:19 pm